Engelli Babadan Büyük Fedakârlık!

0

Kastamonu’nun Seydiler beldesinde ikamet eden 50 yaşındaki bedensel engelli Dursun Kıvrak ile 14 yaşındaki ölümcül hastalıkla savaş veren …

Kastamonu’nun Seydiler beldesinde ikamet eden 50 yaşındaki bedensel engelli Dursun Kıvrak ile 14 yaşındaki ölümcül hastalıkla savaş veren kızının yürek inciten savaşı duygulandırdı. İstanbul’da ikamet ettiği sırada doktorların tavsiyesi üzerine memleketi Seydiler ilçesine yerleşen İnebolu nüfusuna kayıtlı Dursun Kıvrak (50), 9 yaşında kolunu kaybetti. Malulen emekli olduktan sonra doğuştan Nörofibromatozis (beynin ve vücudun tümör üretmesi) hastalığına yakalanan kızının nasıl tedavi edileceği için boya badana, tamirat gibi inşaat işlerinde çalışmaya başlayan Dursun Kıvrak, kendisini hastalığı sebebi ile okulu bırakmak zorunda kalan kızı Filiz Kıvrak’ı yaşatabilmeye adadı. Engelli baba ile hasta kızının verdikleri yaşam mücadelesini görenler ise gözyaşlarına hakim olamıyor.

Hastalığı önce saçlarından daha sonra da okulundan etti

Vücudunun tümör üretmesinden sık sayıda ameliyat geçiren Filiz Kıvrak ise, ameliyatlar öncesi kesilen sık sevdiği saçlarının yerine gözyaşları içinde peruk takmaya başladı. Filiz Kıvrak, güzel pastalar yapabildiği için nasıl tedavi edileceğinin sonrasında okulunu devam ettirerek aşçı olmak istediğini sözlerine ekledi

“Hastalığımı yenebilirsem aşçı olmak istiyorum”

Hastalığından dolayı okulu bıraktığını söyleyen Filiz Kıvrak, “Beynimde tümör var, onunla mücadele ediyorum. Devamlı İstanbul’a gelip gidiyorum, ameliyatlar oluyorum, daha da olacağım. Hep kontrollerim oluyor. Devamlı İstanbul’a gidiyorum, bir burada oluyorum bir de İstanbul’da. Yalnızca iyileşmek istiyorum. Tek isteğim bu. Eğer hastalığımı yenip te tekrar okula başlayabilirsem aşçı olmak istiyorum. Çünkü güzel tatlılar yapabiliyorum” dedi.

“Beni gördüklerinde iş vermiyorlar”

Kolunu 9 yaşında kaybetmesine rağmen kızını yatabilmek için mücadelesini sürdürdüğünü anlatan Dursun Kıvrak ise, “Çocukluğumda okula giderken çocuk aklıyla direğe çıktık ne yazık ki. Elektrik çarpmasıyla kolumu kaybettim. 3600’den yani malulen emekli oldum. Maaş zaten yetmiyor, evimiz yok, kirada oturuyoruz. Çocuğumuzun rahatsızlığı var, devamlı İstanbul’a gelip gidiyoruz. Mecbur ek iş yapmak zorundayız. O da tanıdık arkadaşlar vasıtasıyla oluyor. Yoksa normal bir insan beni gördüğü zaman iş vermiyor, bizim ülkemizde maalesef toplumumuzda bu var. Bunu birkaç sefer yaşadım ne yazık ki. Ben, bu işi mecburen kızımın nasıl tedavi edileceği için yapıyorum. Kızımın nasıl tedavi edileceği için devamlı İstanbul’a gelip gittiğimizden dolayı yetişmediği için mecburen bu işi yapıyoruz. Boya badana, her türlü iş olduğunda yapıyorum” diye konuştu.

Ayrıca Bakınız.  Siyanür kadar güçlü zehirli 'balon balığı' tehlike saçıyor!

“Kızımı tedavi ettirebilmek için çalışıyorum, çalışmaveya devam edeceğim”

Kızının doğuştan bu yana Nörofibromatozis hastası olduğuna dikkat çeken Dursun Kıvrak, “Beyni ve vücudu devamlı tümör üretiyor. Bu sebeple devamlı takip altında tutulması gerekiyor. Bu sebeple 3 ayda bir, 6 ayda bir, senede bir devamlı bizden MR isteniyor. Vücudunun birden sık yerinden takip ediliyor. O yüzden bizde yetiştirmek için çalışıyoruz. Çalışmaveya devam edeceğiz. Nasıl tedavi edileceği yok deniliyor, vücut devamlı tümör ürettiği için alınacak kısımlardakini alıyorlar. Beyindekine dokunamıyorlar. Omur iliğindekine inemiyorlar fazla. Çünkü felç olma tehlikesi yer alıyor. Nasıl tedavi edileceği devamlı tedavi altında tutulacak. Akıbetini tam anlamıyla bizden bilemiyoruz” şeklinde konuştu.

“Doktorların tavsiyesiyle İstanbul’dan Seydiler’e taşınmak zorunda kaldık”

İstanbul’da ikamet ettiği sırada kızının hastalığının ortaya çıkması üzerine doktorların tavsiyesiyle Seydiler ilçesine taşınmak zorunda kalan Dursun Kıvrak, “Kızımın bu rahatsızlığından dolayı havadar yerde yaşaması gerektiğini belirtti doktorlar. O yüzden buraya taşınmak zorunda kaldım. 2015 senesinde taşınmak zorunda kaldık, o tarihten bu yana Seydiler’de ikamet ediyoruz. Kızımın rahatsızlığı sebebiyle memleketime dönüş yapmak zorunda kaldım. Kızımın tamamen doğal bir ortamda durmasının daha iyi olacağını, bağışıklık sisteminin güçlü olması gerekiyor. Bu hastalığın en büyük düşmanının bağışıklık sisteminin çok güçlü olmasıymış. Bunlardan dolayı İstanbul’dan Seydiler’e taşındık” ifadelerini kullandı.

“Nasıl bir yol izlememiz gerektiği yönünde destek istiyoruz”

Nörofibromatozis hastası kızının İstanbul Cerrahpaşa’da tedavi gördüğünü anlatan Hatice Kıvrak (41) da şunları belirtti:
“İki defa ağır ameliyat geçirdi. Kızımın hastalığının nasıl tedavi edileceği yok. Bu sebeple devamlı İstanbul’a gelip gidiyoruz ve birden sık kısımdan takip ediliyoruz. Eşimde bir koluyla çalışıyor, eşimiz dostumuz iş buluyor, bununla birlikte çalışabiliyor. Artık bizim gücümüzde yetmez oldu. Çünkü birden sık kısımdan takip edildiğimizden dolayı kızımızın nasıl tedavi edileceğine yetişemez olduk. Üstelik kızımızın nasıl tedavi edileceğinin mümkün olup olmadığını da tam anlamıyla bilemiyoruz. Devamlı ameliyatlar oluyor ve net bir cevap alamıyoruz. İyileşebilir de, iyileşemez de kalıyoruz hep. Biz artık kesin bir cevap istiyoruz. Çocuğumun felç olacağını söylüyorlar. Kızım felç kalmadan ameliyat yapılabilir mi, nasıl tedavi edileceği mümkün mü? Nasıl bir yol takip etmeliyiz. Biz, bu hususta destek istiyoruz. Eşim artık belirli bir yaşa geldi. Tek kolu ile çalışamaz oldu. Gücü yetmiyor, akşam eve geldiğinde ben biliyorum onun kolunun ağrıdığını, ne kadar üzüldüğünü. Ama ne yazık ki kızımız için çalışmak zorunda, devam etmesi gerekiyor. Kızımız, ataklar geçirdiği için ben çalışamıyorum. Ufak bir de çocuğumuz var.”

KAYNAK: İHA

Cevap bırakın