Bilmediğini Bilmek En iyisidir – Bilge Kişi

Glokoma Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Glokom hiçbir belirti vermeden optik sinirde ilerleyici hasar oluşturarak kalıcı görme kaybına neden olan sinsi bir hastalıktır. Op. Dr. Nurcan …

Glokoma Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Glokom hiçbir belirti vermeden optik sinirde ilerleyici hasar oluşturarak kalıcı görme kaybına neden olan sinsi bir hastalıktır. Op. Dr. Nurcan Gürkaynak; Göz Tansiyonu hakkında bilgi verdi.

Glokom dünya üstünde önlenebilir körlük sebeplerinden bir tanesidir. Çoğunlukla ileri dönemlere kadar hiçbir belirti vermeden seyreder ve Lakin dikkatli bir göz muayenesi ile tanı konulabilir. Tedavi edilmediğinde kesinlikle görmenin tümüyle kaybına neden olan bir hastalık olduğundan ,tanı konulduğunda hastalığın ciddiyeti hastaya ve hasta yakınlarına tüm açıklığı ile anlatılmalıdır. Çünkü hastanın özellikle şikayeti olmadığından tedaviye devam etmemekte ,bu da ciddi görme kayıplarına neden olmaktadır.

GÖZ TANSİYONU NEDİR ?

ve 2 saatte bir yenilenmektedir. Glokomda sıvının göze girişinde sorun yoktur Lakin gözü terketmesini sağlayan kanallarda direnç geliştiğinden, sıvı gözde birikir ve göz içi basınç (göz tansiyonu ) artar. Bu yüksek basınç,görme sinir liflerinde bası ve kurumaya neden olur.

GLOKOM NASIL TEŞHİS EDİLİR ?

Glokom özellikle sıradan bir gözlük muayenesi yahut basit nedenle doktora başvuran hastalarda yapılan muayene sırasında rastgele teşhis edilir. Bu nedenle her göz muayenesinde göz tansiyonun un ölçümü ihmal edilmemelidir. Erken teşhis için sıhhatli bireylerde tarama muayeneleri çok mühimdir. Çok az olmakla beraber bir kısım hastada ‘’akut glokom krizi ‘’ olarak adlandırılan göz içi basıncın aniden çok yükselmesi ile ,şiddetli göz ağrısı,başağrısı,göz kanlanması,bulantı ,kusma şeklinde kendini gösterir. Bu durum acil tedavi gerektirir.

Normal toplumda göz içi basıncı 10-21 mmHg içindedır. Her yüksek göz içi basıncına sahip olan kişi glokom hastası değildir.

Muayenede evvellikle hastaların göz tansiyonu ölçülerek ve özel mercekler yardımıyla görme sinirinin görünümüne bakarak glokomdan şüphe edilir.Burada önemli olan diğer bir muayene de kornea kalınlığı ölçümüdür. Korneası kalın gözlerde,göz tansiyonu daha yüksek çıkar. Bu da hatalı tanı konulmasına neden olur.

Glokom hastalığında kesin tanı koyabilmek için görme sinirindeki zararın kanıtlanması gerekir. Göz tansiyonu sınırda yğüksek olan Lakin görme sinir hasarı olmayan gözler ‘’ oküler hipertansiyon ‘’ ya da ‘’ glokom şüphesi’’ olarak adlandırılır.

Son yıllara kadar glokom zararını tespit etmek ve hastalığı takip etnmek için elimizde yalnızca ‘’ görme alanı incelemesi ‘’ metodu vardı.Bu test ortalama yarım saat sürmekte olup,yaşlıve uyum sorunu olan hastalarda hatalı sonuçlar verebilmektedir. Şimdi elimizde mevcut olan optik koherans tomografi ( OCT ) cihazı ile görme alanı çekimindeki gibi hastanın ifadesine bağımlıolmaksızın optik sinirin değerlendirilmesi, kornea kalınlığı ve ön kamera açısının ölçümü yapılarak tam bir glokom muayenesi ve glokomun erken tanısı mümkün olmaktadır.

OCT taraması insana zararsız bir tanı metodudir,radyasyon yaymaz,göze teması yoktur,göze ilaç uygulanmasını gerektirmez.Görme alanı muayenesi ile ,görme sinir hücrelerinin % 30-40’ı tahrip olduktan sonra,hastalık teşhis edilebilmektedir.Bu nedenlerle görme alanı muayenesi Lakin ilerlemiş evrede yararlı olabilmektedir. Günümüzde asıl amaç,glokomun erken teşhisi için OCT cihazıyla çekim yapılarak glokom değerlendirmesi yapmaktır.

KİMLER GÖZ TANSİYONU RİSKİ TAŞIR ?

Glokomun en mühim nedeni genetiktir. Ailesinde glokom yer alan bireyler özellikle risk altındadır. Miyop bireylerde glokom sıklığı daha yüksektir. Miyop derecesi arttıkça glokom sıklığı da artar.

Hipermetrop olan bireylerde dar açılı glokom daha sık görülmektedir. Her türlü yoldan ( tablet,pomat,burun ve ağız içi sprey,göz damlası) kortizonlu ilaç kullanımı göz-tansiyon yüksekliğin yapabildiğinden bu bireylerde sık göz tansiyonu kontrolü yapılmalıdır.

bunun yanısıra diabet,üveit,retina damar tıkanıklıkları,retina dekolmanı ve göz travmaları glokoma beden olabilir.Migreni olan bireylerde de glokom daha sık görülmektedir.

GLOKOM TEDAVİSİ

Başlıca üç yol mevcuttur.

  1. İlaç nasıl tedavi edileceği

  2. Lazer uygulaması

  3. Cerrahi tedavi

İLAÇ TEDAVİSİ

Tedavide tercih edilen bir çok damla mevcuttur. Bunlar değişik yollarla göz içi basıncını düşürürler. Erken dönem glokom ve genç hastalarda damla nasıl tedavi edileceği ilk seçenektir. Damlanın önerildiği biçimde ve hiç aksatmadan kullanılması gerekir. Bu ilaçların bazıları astımlı hastalarda solunum zorluğu, kalp de ritim bozukluğu yapmaktadır. Bu yönden hastalar uyarılmalı ve dikkatle kullanılmalıdır.

Glokomlu bir hastada göz içi basıncı damla nasıl tedavi edileceği ile normal seyrediyorsa görme sinirinde hasar olmuyorsa , damla nasıl tedavi edileceği sürekli ve hayat boyu devam etmelidir. Düzenli aralarla göz tansiyonu ve ölçümleri tekrarlanmalıdır.

LASER TEDAVİSİ

Glokom nasıl tedavi edileceğindeilaç nasıl tedavi edileceğine yeterli cevap alınamayan hastalarda laser,ameliyat evvelsi bir tedavi seçeneğidir. Çok yüksek olmayan göz tansiyonunda tesirlidir. tesiri 2-3 yıldır. Uygun hastalarda tesirli bir tedavi alternatifidir. lokal anestezi ile oturur pozisyonda uygulanan ağrısız bir işlemdir. Dar açılı glokomda ilk tedavi metodudir.

CERRAHİ TEDAVİ

Glokomlu bir hastada göz tansiyonu,tüm ilaç ve laser nasıl tedavi edileceğine rağmen düşürülemiyorsa ,göz siniri tahribatı ilerliyorsa ameliyat kaçınılmazdır.Göz tansiyonu çok yüksek olan ve görme sinirinde belirgin hasar olan hastalarda ameliyat ilk seçenektir. İlaç nasıl tedavi edileceğini düzenli uygulayamayan ,yaşlı hastalarda da evvellikle cerrahi tercih edilebilir.

Glokom cerrahi operasyonu lokal anestezi ile yapılır.Hastanın yatması gerekmez.Glokom ameliyatlarında bozulmuş olan görme düzelmez.Çünkü ölmüş sinir hücreleri kendini yenileyemez.Ameliyatla yalnızca sağ kalmış sinir hücrelerinin daha fazla hasar görmesi önlenebilir. Böylece kalan görme korunur ve körlük önlenir.

TAKİP NASIL YAPILMALI

İlaç,laser ya da ameliyatla kontrol altına alınan göz tansiyonu zaman içerisinde yükselebilir.Bu nedenle tanı konulduktan sonra hastaların yılda en az 4 kez tansiyon ölçümü,2 kez de OCT ve görme alanı yapılarak ömür boyu takip edilmesi gerekir.
HASTALAR NELERE DİKKAT ETMELİ

Göz tansiyonu okumayla, yazmayla ya da gözü kullanmakla artmaz.Bu hastalar normal çalışmalarına ve işlerine devam edebilir. Fiziksel aktivitenin kısıtlanması gerekmez, bir seferde ve kısa zamanda aşırı su tüketimi (2 litre den çok) göz tansiyonunu yükseltebilir. Stresten uzak yaşam dengeli beslenme ve düzenli uyku mühimdir.

Facebook'ta Takip Et

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ