Bilmediğini Bilmek En iyisidir – Bilge Kişi

Koronavirüsün bulaşma şansı sıfıra indirgenebilir mi?

Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim görevlisi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, maske takmanın ve …

Koronavirüsün bulaşma şansı sıfıra indirgenebilir mi?

Ankara Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim görevlisi ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, maske takmanın ve sosyal mesafenin virüs ile mücadelede çok önemli olduğunu vurgulayarak, hastanede yoğun bakım odasında günlerce yatmanın çok daha zor olduğunu sözlerine ekledi Kayıpmaz’a göre iki tarafında maskeli olduğu taktirde 1 buçuk metrelik mesafede koronavirüsün bulaşma ihtimali sıfıra yakın.

“RİSK GRUBUNDAKİ İNSANLARA AŞI YAPILABİLİR”

İnsanların zatürre ve grip aşılarına yönelmesi hakkında konuşan Doç. Dr. Kayıpmaz, “Covid-19 pandemisi zamanınce, belirli risk grubunda yer alan hastalarımızın, Covid-19 ile bu enfeksiyonların aynı anda olduğu takdirde ağır gitmesi ihtimalini göz önünde bulundurarak, bu aşıları yaptırmasını tavsiye ediyoruz. Yalnız herkese aşılama yerine, belirli risk grubuna aşılamayı tavsiye ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak da zaten Bilim Kurulumuz bir çalışma yürütüyor ve yakın zamanda hangi yüksek riskli hasta gruplarına bu aşının uygulanacağına dair bir rehber de yayınlanacaktır. Burada özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, organ nakli öyküsü olanlar, kanser nasıl tedavi edileceği görenler, herhangi bir sebeple dalağı alınmış yahut özelliğini yitirmiş bireyler evvellikli olabilir. Özellikli olan bu hasta grubunu korumak yahut Covid-19 hastasıyla devamlı olarak temas etmek durumunda olan yüksek riskli sağlık çalışanları aşılamada düşünülebilir. Bununla ilgili olarak da hocalarımız zaten şu an bir çalışma içerisindeler. Önümüzdeki haftalarda bununla ilgili bir rehberin halkımızı aydınlatıcı olması açısından yayınlanacağını ümit ediyoruz.”

“MASKELİ MESAFE 1 BUÇUK METRE OLURSA, BULAŞMA İHTİMALİ SIFIRA YAKIN”

Maske kullanımının doğru bir biçimde ve sürekli olması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Kayıpmaz, “Maske kullanımı bir bariyer görevsi görüyor. Covid-19 da diğer mevsimsel gripler de solunum yoluyla, damlacık yoluyla bulaşan hastalıklar. Yani bir kişinin ağzından burnundan çıkan damlacıklar yoluyla karşıdaki insana bulaşıyor. Maske bu damlacıkların kişiden insana geçişini önemli oranda bloke ediyor ve bir bariyer görevsi görüyor. Sonuç itibari ile de bireyler arası fiziki mesafe 1 buçuk metrenin, başka bir deyişle 3-4 adımın üstünde olur ve iki taraf da maskeli olur ise hastalığın buluşma şansı sıfıra yakın oluyor.” dedi.

“ÖNEMLİ OLAN MASKE İLE AĞIZ VE BURNU KAPATMAK”

Doç. Dr. Kayıpmaz açıklamalarını şu biçimde sürdürdü: “Çünkü virüs gücünü yakınlıktan, bu temas ortamından ve bariyersiz bir münasebetten alıyor. Bildiğiniz gibi evvelden de çocuklarımıza grip mevsiminde ya da soğuk algınlığında öksürürken, hapşırırken de ağızlarını kapatmayı tavsiye ediyorduk. Bir mendille, elleri ya da dirsekleri ile ağız-burunlarını kapatmayı tavsiye ediyorduk ama artık maskeyi tavsiye ediyoruz. Maske artık bir lüzumlulik ve birçok ilimizde de maske kullanımı zorunlu. Maskenin de tabi uygun kullanımı zorunlu. Maskeyi aksesuar olarak çenenizde, başınızda, dirseğinizde, el bileğinizde taşımanızın sizin için herhangi bir anlamı yok. Önemli olan maske ile sizin ağzınızı burnunuzu kapatmanız. Çünkü damlacıklar ağızdan ve burundan çıkıyor. Karşınızdaki insana buradan yayılmayı sürdürüyor. Bir restoranda çalışan aşçının ağzını burnunu kapatmaması, çenesinde maskenin olmasının hiçbir anlamı yok. Mutlaka özellikle yüksek riskli işlerde çalışanlar, çok insanla teması olan işlerde çalışanlar, sürücüler, aşçılar, garsonlar ve uçaklardaki kabin memurları gibi çok sayıda insanla temas eden bireylerin maskeyi uygun bir biçimde kullanımı çok önemli”

“KALABALIKLARDAN UZAK DURMALIYIZ”

Doç. Dr. Kayıpmaz, “Kalabalıklardan kaçınmamız bu zamanda çok önemli. Pandemi sürecinde kalabalıklardan uzak durmamız lazım. Hangi amaçla olursa olsun kalabalıklara girmeyeceğiz. Biz şimdi bakıyoruz, mahalle aralarında düğünler göze çarpıyor, kutlamalar göze çarpıyor ya da sahil yerlerinde, tatil yerlerinde kalabalık eğlenceler göze çarpıyor. Bunlardan kaçınmamız lazım. belirttik ya, virüs gücünü temastan alıyor. bireyler içinde mesafe azalırsa, maske de olmazsa hastalık kişiden insana çok rahat yayılabiliyor. E ne oluyor? Bizim tedbirsizliğimiz yüksek vaka sayıları şeklinde karşımıza çıkıyor. Testte 100 bine yaklaştık. Birkaç gün içerisinde inşallah 100 bine ulaşmasını ümit ediyoruz. Ama yeni tanı konan hasta sayılarının da son 1 buçuk ayın en yüksek sayıları olduğunu göze çarpıyor. Demek ki biz son zamanda kaideleri gevşetmişiz” şeklinde konuştu.

“YOĞUN BAKIMDA YATMAK, MASKE TAKMAKTAN DAHA ZOR”

Maske takmanın virüs ile mücadelede en basit ama en tesirli yöntem olduğunu söyleyen Kayıpmaz, “Maskeyi takmak zor geliyor olabilir ama hastanede muayene olmak için sıra beklemek, test için sıra beklemek yahut hastane yatağında, yoğun bakımda günlerce yatmak bundan çok çok daha zor. Orada bunalmak çok daha zor. Maskenin o yüzden bizleri bunaltmaması lazım. Sıcak havalarda nemlendikçe maskeyi de değiştirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

“BİRİNCİ DALGAYI BİTİREMEDİK”

Son zamanda gerçekleşen vaka artışlarının 2. dalga olmadığını ve Türkiye’nin hala 1. dalganın içerisinde olduğunu söyleyen Kayıpmaz, “Türkiye’de biz Aslını söylemek gerekirse birinci dalgayı bitiremedik. Çünkü hiçbir zaman vaka sayılarımız 500’ün altını görmedi, iki basamaklı sayılara ulaşamadık. Hep yüksek kalmaya devam etti. Evet belli bir süre düştü ve biz buna çok sevindik. Ama Daha sonra bizim süratli biçimde gevşememiz ve önlemleri unutmamız, bir anda vaka sayılarında yükseliş şeklinde kendini gösterdi. Aslını söylemek gerekirse burada önlemlere uyumsuzluk en mühim etken. Kalabalıklardan kaçınmaya özen göstermedik, kalabalıkların içerisinde girdik bilhassa. Ama sağlık çalışanlarımız bu zamanda, korona virüs ile mücadeleye hiç ara vermediler. Aksatmadan görevlerinin başında var güçleri çalışmaya devam etmektelar. Bu el birliği ile çözebileceğimiz bir süreç. Bunu yalnızca sağlık çalışanlarımız yahut yalnızca halkımız değil, herkes 83 milyon el ele vereceğiz. Hep beraber ucundan da olsa bu sürece katkı sunacağız. Lakin Böylece pandeminin üstesinden gelebiliriz” diye konuştu.

HES UYGULAMASI VİRÜS İLE MÜCADELEDE ÖNEMLİ BİR UYGULAMA

Hayat Eve Sığar (HES) uygulamasının koronavirüs ile mücadelede mühim bir konumda yer aldığınu söyleyen Kayıpmaz şunları kaydetti: “Hayat Eve Sığar” uygulaması Sağlık Bakanlığı’nın geliştirdiği bir uygulamadır. Ücretsiz olarak uygulama mağazalarından kolaylıkla indirilebilir. Burada siz çkainatizdeki koronavirüs yoğunluğunu görebiliyorsunuz. bunun yanısıra sizin riskli ya da risksiz durumda olup olmadığınızı da gösteriyor. yalnızca kendinizin değil sevdiklerinizi de ekleyip onların da risk durumunu görebiliyorsunuz. HES kodu oluşturabiliyorsunuz. HES kodunun nasıl bir önemi var? Misal verilecek olursa benim bir işletmem varsa, kapıdan içeri gireceklerin HES kodunu sorgularım ve eğer bir risk durumu ile karşılaşırsam bu müşterinin mağazaya girmemesini ondan rica edebilirim. Bugün bir kamu kurumuna ziyarette bulunduk, kurumun girişinde çok güzel bir uygulamayla bizim HES kodlarımızı aldılar. HES kodlarımızda risksiz olduğumuzu görünce bizi o biçimde içeri aldılar. Eğer biz riskli durumda olsaydık bizi ziyaretçi olarak kuruma kabul etmeyeceklerdi.”

Kaynak: İHA

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ