Bilmediğini Bilmek En iyisidir – Bilge Kişi

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Yaşantımızda kimi zaman kaygı yaşayabilir, takıntılara sahip olabiliriz. Bazı zaman bazılarımız kendini ‘evhamlı’ olarak tanımlar. Genel olarak …

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Yaşantımızda kimi zaman kaygı yaşayabilir, takıntılara sahip olabiliriz. Bazı zaman bazılarımız kendini ‘evhamlı’ olarak tanımlar. Genel olarak bu duygularla baş etme mekanizması geliştirir ve yaşam kalitemizi etkilemesine müsaade etmeyiz. Lakin bu durum herkes için aynı olmaz.

Amerikan Psikiyatri Birliğine göre obsesif kompulsif bozukluk (OKB), sürekli tekrarlayan dürtü, düşünce ya da imajların zorlayıcı ve rahatsız edici bir biçimde deneyimlenmesi (obsesyon) ve sıklıkla bu deneyime tepki olarak verilen tekrarlayıcı davranışsal ya da zihinsel eylemlerle (kompülsiyon) betimlenir. Tanı için obsesyon yahut kompulsiyonlardan birinin varlığı ve belirtilerin işlevselliği bozacak kadar ağır olması lüzumludir.

OKB, sıklıkla diğer psikiyatrik bozukluklarla beraber görülmektedir. Hastaların değerlendirildiği sırada %30’una, yaşam boyu ise %70’ine majör stresin tempo tuttuği bilinmektedir.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) kişiin aile, akademik, iş ve sosyal işlevselliğinde ters etkiler oluşturur. Bilişsel, duygusal, davranışsal bileşenleri ile süreğen bir bozukluktur ve çoğu kez kronik gidişlidir. Yetişkin bireylerde yaşam boyu yaygınlığı %1.9-3.3, çocuk ve ergen yaş grubundaki yaşam boyu yaygınlığı %0.5-1 arasında yer almaktadır.

OKB’ nin ortalama başlangıç yaşı erken erişkinlik dönemidir ama erkek hastalarda daha erken yaşlarda ortaya çıkmaktadır. OKB tanısı konulan erişkin hastaların hemen hemen yarısının belirtilerinin başlangıcının çocukluk yılları olduğunu belirtmesine rağmen tanı çok daha geç zamanda konmaktadır. Çocuk ve ergenlerin belirtilerini saklama eğilimlerinin ya da anne babaların çocukların yakınmalarını fark edememeleri ya da bunlara anlam verememelerinin bu gecikmeden sorumlu olabileceği düşünülmektedir.

Genel olarak OKB’li bireyler cinsel yaşantıda zorluklar, evlilikte uyum sorunları ve duygusal olarak doyumsuzluk, çocuk bakımı, ev işleri, işi uygulamalar gibi günlük işlerde aksamalar yaşadıklarını ifade etmektedirler.

Obsesyon, kişinin zihninde uzaklaştıramadığı fikir, düşünce ve dürtüler, kişinin isteği haricinde gelişir. Kişi bunları mantık dışı olarak değerlendirse de düşünmekten kendini alamadığı için yoğun sıkıntı yaşayarak huzursuzluğa ve bu sebeple anksiyeteye sahip olur. Obsesyonların yarattığı huzursuzluğu ve sıkıntıyı ortadan kaldırmak maksadıyla da yineleyici davranış ve zihinsel eylemler geliştirir bunlara da kompülsiyon adını veririz.

En yaygın obsesyon belirtileri:

  1. Simetri, düzen ve kusursuzluk takıntısı

  2. Günahkâr düşünmekten korkma

  3. Sosyal açıdan kabul edilmez bir davranışta bulunmaktan korkma

  4. Rezil olmaktan korkma

  5. Hata yapmaktan korkma

  6. Başkasına zarar vermekten korkma

  7. Pislik ya da mikrop bulaşmasından korkma

  8. Aşırı kuşku ve sürekli güven ihtiyacı

En yaygın kompülsiyon belirtileri:

  1. Başkalarıyla el sıkışmamak, kapı tokmağını tutmamak

  2. Değeri olmayan nesneleri toplama ve biriktirme

  3. Yapılacak işleri belirli bir sayıda ve belirli sıraya sokarak yapma

  4. Belirli cümleleri, sözcükleri ya da duaları tekrarlama

  5. Rahatsız edici derecede sözcüklere ya da düşüncelere takılma

  6. Yemeklerini belirli bir sıraya göre sıralayarak tüketme

  7. Sahip olduğu eşyaları belirli bir biçimde düzenleme

  8. Herhangi bir iş anında sürekli sayı sayma isteği

  9. Kilit, ocak, ütü, elektrik gibi kapanması lüzumlu olan eşyaları sürekli kontrol etme

  10. Sürekli ellerini yıkama, duş alma

Teşhis ve Tedavi

Obsesif kompülsif bozukluğun teşhisi için hakkında uzman bir psikiyatrist tarafından hastanın davranışları izlemeye alınır ve belirtiler değerlendirilerek hastalık teşhis edilir. Erken teşhis son derece mühimdir. İlaç nasıl tedavi edileceği ve bilişsel davranış terapinin beraber uygulanması tedavi başarısını arttırır. Yaşanan durum karşısında kişiyi ve aileyi bilgilendirmek (psikoeğitim) oldukça mühimdir.

Son olarak; her takıntı hastalık değildir. OKB tanısını lakin bir psikiyatri hekimi koyabilir. Bir kişiin etrafındaki diğer kişilera göre daha titiz ve tertipli olması hayat kalitesini yükselten bir şeyse bu bir obsesyon değildir. Lakin gündelik yaşamın işleyişini etkileyen, hayat kalitesini düşüren, sosyal ilişkilerinde problemlere yol açan bir durum var ise bir uzmandan destek alınması gerekir. 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ