Bilmediğini Bilmek En iyisidir – Bilge Kişi

Yetim Hakkı Nedir? Kur’an-ı Kerim’de Yeri ve Önemi

Yetim Hakkı Nedir? Kur’an-ı Kerim’de Yeri ve Önemi

Dinimiz yoksul olan, yalnız olan, yolda olan insanlara genellikle yardım etmemizi ve ne gerekiyorsa yapmamızı emreden bir yapı içerisindedir. Allah kimsesiz yetim ve öksüz kalmış, zor halde kalmış ve kendini yalnız hisseden insanlara daha bonkör olmamız gerekliliğini ve onlara yaklaşırken daha ılımlı yaklaşmamız gerekliliğini bize emreder.

Kur’an-ı Kerim’de Yetim Hakkı

Yetim demek babası olmayan çocuk manasına gelmektedir. Etrafımızda gördüğümüz anne ya da babası bulunmayan ya da hiçbir kimsesi olmayan şahıslara karşı yaklaşırken daha ilgili olmamız gerekir. Bunu kur’an-ı Kerim’de Allah söylemektedir. İnsani ilişkilerimizde her vakit ölçülü, kurallı ve acımali olmamız gerekirken; yetimler amacıyla genellikle ilgi etmemiz gerekliliğini Kur’an’ın pek çok yerinde ve defalarca zikredildiği görülmektedir.

Allah; Kur’an-ı Kerim’de şayet yakınınızda yetim bir şahıs varsa ve bu bireyin malları size verilmişse hiçbir şekilde ona haksızlık etmeyip malından onun izni ve haberi olmadan buluğ çağına yetişince kadar harcanmaması gerekliliğini genellikle bildirmektedir. Babasından kalan mallarını yönetme ehliyeti bulunmayan yetimlere sahip çıkılması gerektiği, bu sahip çıkma adımında da yetim olan çocuk kendi başına bir şeyleri aklı erebilecek çağa geldiği vakit kusursuz bir şekilde ona parasının verilip, hem de onun ideal bir şekilde evlendirilmesi gerekliliğini de söylemektedir.

Yetim hakkı; genellikle dinimizce çok mühim bir konuma sahiptir. Yetim olan çocuklar, yetim olan şahıslara daha değişik yaklaşmalı onların elinden tutmalı onlara yol göstermeliyiz.

Yetim bir çocuğun kafasını okşamak, yetim bir çocuğa elbiseler alıp, yemek yedirmek ve onu mutlu etmek kadar dünya üstünde pek çok bireyi uygulanabilecek yardımlarında ötesinde büyük bir ecri, ödülü bir yeri bulunur.

Yetimlerle alakalı ayetler ve hadisler
Ayetler
Hani, biz İsrailoğulları’ndan, “Allah ’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz” diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz dönüştürerek sözünüzden döndünüz. (Bakara – 83)

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah ’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (gereksinimindan dolayı) isteyene ve (özgürlükleri amacıyla) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı günlerde (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah ’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. (Bakara – 177)

Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, yoksuller ve yolda kalmışlar amacıyladir. Hayır olarak ne yaparsanız, aslında Allah onu hakkıyla bilir.” (Bakara – 215)

Dünya ve ahiret ile alakalı düşünesiniz diye bu tür yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların hallarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Bakara – 220)

Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. (Nisa – 2)

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) ile alakalı adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir adet alın ya da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız amacıyla daha idealdur. (Nisa – 3)

Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, şayet reşit olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim varlıklı ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de yoksul ise, aklın ve dinin gereklerine ideal bir şekilde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz vakit da yanlarında tanık bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. (Nisa – 6)

Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve yoksuller hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin. (Nisa – 8)

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, fakat ve fakat karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve esasen onlar deli bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. (Nisa – 10)

Allah ’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. (Nisa – 36)

Kadınlar ile alakalı senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar ile alakalı size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek dilediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere adil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız kuşkusuz Allah onu bilir. (Nisa – 127)

Rüştüne erişinceye kadar yetimin malına fakat en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi fakat kapasitesinin yettiği kadarıyla mesul tutarız. (Birisi ile alakalı) konuştuğunuz vakit yakınınız bile olsa adil olun. Allah ’a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size nasihat alasınız diye emretti. (En’am – 152)

Bilin ki, ganimet olarak aldığınız rastgele bir şeyin beşte biri kesinlikle Allah ’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah ’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) denk geldiği gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu bu tür bilin). Allah her şeye hakkıyla kuvveti yetendir. (Enfal Suresi – 41)

Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına fakat en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) mesuldur. (İsra – 34)

“Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rAhmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur.” (Kehf – 82)

Allah ’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah ’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, amacıylaizden yalnız varlıklıler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haluna gelmesin diye (Allah bu tür hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah ’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah ’ın azabı çetindir. (Haşr – 7)

Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler. (İnsan – 8)

Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz. (Fecr – 17)

Yahut kuvvetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi ya da yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır. (Beled – 16)

Seni yetim bulup da barındırmadı mı? (Duha – 6)

Hadisler

“Kendi yetimini ya da başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette şu şekilde yan yana bulunacağız.”Hadisin ravisi Malik İbni Enes, -Peygamber Aleyhisselam’ın yaptığı gibi- işaret parmağıyla orta parmağını gösterdi. (Müslim, Zühd 42.)

“Bir kimse sırf Allah rızası amacıyla bir yetimin kafasını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır”. (Ahmed ibni Hanbel, Müsned, V, 250.)

“Bir kimse, Müslümanların arasında tespit edilen bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allahu Teala onu kesinlikle cennete koyar”. (Tirmizî, Birr 14.)

Allahın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu:
“Ben ve yanakları solmuş dul kadın, kıyamet gününde, yan yana iki parmak gibi birlikte olacağız. Mevki ve güzellik sahibi bu kadın, kocasından dul kalmıştır. Kendini yetimlerine adamış ve bu hal onlar evleninceye, ya da ölünceye dek bu tür devam etmiştir.” [(İbn Mâlik (R.A) Ebû Dâvud (R.A)]

Allahın Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu:
“Sofralarında yetim sahip olan kimselerin sofrasına şeytan katiyen yaklaşamaz.” [Ebû Mûsa (R.A) Taberânî (R.A)]

“Bir kimse, akrabasından ya da başkasından olan bir yetimi, yetim kendisini kurtarana kadar uhdesine alsa, o kimseye Cennet vacip olur.” [Ravi: Hz. Adiyy Ibni Hakem (R.A.)]

“Üç şahsa kıyamet gününde Allah , nazar etmez; onları tezkiye etmez ve onlar amacıyla elim bir azap vardır: Okuturken yetimi ezen hoca, gereksinimi yok iken dilencilik yapan kimse, yaranmak amacıyla sultana dalkavukluk yapan adam. ” [Ravi: Hz. Ibni Abbas ((R.A)]

Halkın içerisinde Allah ’tan en uzak olan iki kimsedir: Birincisi, ümeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Ancak onların hepsini ayni derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakki konusunda Allah ’tan korkmaz. [Ravi: Hz. Ebu Umame (R.A)]

Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini sever misin? Yetime acıma et, onun kafasını oksa ve ona yediğinden yedir. Kalbin yumuşar ve hacetine erişirsin. [Ravi: Hz. Ebud Derda (R.A)]

Namaz konusunda Allah ‘tan korkun. Namaz konusunda Allah ‘tan korkun. Namaz konusunda Allah ‘tan korkun. Köleleriniz ile alakalı da Allah ‘tan korkun. Su iki zaif ile alakalı da Allah ‘tan korkun; Dul kadın ve yetim çocuk. [Ravi: Hz. Enes (R.A)]

Allah ‘a en sevgili ev, içerisinde ikram gören yetim tespit edilen evdir. [Ravi: Hz. Ibni Omer (R.A)]

Yetim Hakkı yiyen akrabalar

Yetimi ağlatmanın günahı

Yetimin kalbini kırmak

Yetim hakkı ile ilgili Hikayeler

Yetim Hakkı yiyen akrabalar

Yetimin ahını almak

Dinde yetim hakkı

Yetimlerle ilgili şiirler

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ